DOLAR 9,5851-0.19%
EURO 11,1426-0.49%
ALTIN 556,810,60
BITCOIN 6056262,82%
Ankara
10°

AÇIK

05:54

İMSAK'A KALAN SÜRE

Şimdiki çocuklar harika da…

Şimdiki çocuklar harika da…

ABONE OL
Haziran 21, 2021 19:00
Şimdiki çocuklar harika da…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eğitimcilik insanı tanımak için de bir şans. Çocuk okula geldiğinden itibaren gözlemliyor, not ediyor, düşünüyorsun onunla ilgili. Öğretme yöntemin dahil, onun yetenekleri özelinde kendini yenileme gayretine düşüyorsun.
Tanımak en temelde iletişim kurmak için gerekiyor.
Sonrası etkileşim.
Sonrası öğrenme.

Öğrenmeden öğretmiyorsun.

İnsan bu, öğrendikçe değişebiliyor. Değiştikçe, deneyimi artıyor. En dikkate değer yanı da her duruma alışabiliyor olması. Yani uyum sağlayabiliyor olması.

Bunu niçin söylüyorum bakınız; değişmek ve uyum sağlamak içinde bulunduğumuz her sürecin tecrübesi ile olacak iş. Eğitim de bunlardan biri. Değiştiriciliği ve uyumlulaştırıcılığı amaç olarak da koyabilen bir bütünlük. İş, ortam, işgören, plan ve süreç örgüsü bağlamında ifade edilir ise, eğitilen için olumlu anlamda değişmeyi gerçekleştirme çabası olarak görülebilir.

Ve çok önemlidir.
Etkili olmaz ise, çocuğun değiştiricileri kontrol edilemez uyaranlar halini alabilir. Uyarandan kastım, sosyal medya ve sokaktaki rastgele yaşantılardır. Dirensek bile, önüne geçilmesi mümkün olmayan bir sosyal etkileşimden söz ediyorum.

Görmezden gelmek gerçeği değiştirmeyeceği için hemen söyleyeyim; çocuklarımızı ekranlardan yaydıkları ile eğiten veya değiştirenlerin başarısı azımsanacak sonuç değil. Öyle ki, biz öğretmenlerin zaman zaman alışılagelmiş yöntemler ile çocuklara öğretmeye kalkıştığımız konuların, sosyal medya ortamlarında birçok görsel, ses ve yöntemlerle işlenmiş hallerinin daha etkili olduğunu gözlemlediğimiz oluyor.

Sosyal medya dediğimiz ortamların etkilediği ilk çocuklar şimdi koca koca insanlar. Çoğu da iş hayatına katılmış, gittikçe farkını yaratan çoğunluk olmaya doğru gidiyorlar. Bizlerin, zaman zaman kuşak farkı diye ifade ettiğimiz değişimin hızı da fazla. Dolayısı ile, sosyal medya etkisi ile kültürlenme süreci sandığımızdan daha hızlı yaygınlaşıyor.

Çocuklar artık hızlı düşünüyor, kısa konuşuyorlar, hatta duygusuzluk gölünde teknolojik oyun algısı ile yordama işi de başladı hayatın olup bitenlerini.

Nereye kadar sürer bu değişim, şimdilik tam bilinmese de, uzayın boşluklarında yeni hayat alanları araştırma çabaları da dillere destan.

Yapay zeka, işçi (proleter) robotlar, uçan otomobiller, saatte beşyüz kilometre giden trenler, denizin antında evler, uzaktan ameliyat, dna şifrelerinin çözülmüş olması, akıldan geçenleri yazıcıdan çıktı olarak almak, üretilen virüsle hayatın seyrine müdahale etmek, topraksız bitki yetiştirmek, kimyasallardan gıda üretmek, insan algısını yönetme mühendislikleri, korkunç silahlar ve savaşları sıradanlaştırmış kargaşalı bir süreçten, aynı zamanda buna uyumlu hale gelmek üzere olan bir nesilden söz ediyorum.

İnanç, değer ve duygu ile birlikte insanın anlamlı hareketliliği azalıyor. İşin garibi yanı, teknolojiyi ve içerik işleyişini yönetenlerin, insanın robotlaşmasını, dolayısıyla köleleşmesini sorun değil, değişimin gereği olarak görmeleridir.

Şimdi de kozmik çocukların neslinden söz ediliyor. Dünya dışı varlıklar ile bağı olan, iletişimini kesintisiz sürdüren, eğitimini başka boyutlarda dünya dışı varlıklardan alan, yarı insan, yarı uzaylı bir nesilden. Bilimi başka, işleyişi başka, amacı başka olan, iyi niyetli ve aydın çocuklardan yani.

Bilemedim ki…

Düşünüyorum da, insan duygu, değer, bilgi ve inancı ile anlamlı geliyor bana.

Bunlarsızlıkla nere varır insan, kestirmek zor olsa da imkansız değil. Elbette hayatın doğal akışına saygım sonsuz, fakat dünyadaki temiz suyun, doğal gıdanın ve güvenli tarım alanların sahibi olmak adına parayı ve kimyasalı kullanmak derdinde olanlara acıyorum.

Bildiğimiz duygu, duyarlılık, yetenek, iş ve eylemlilik donanımına sahip insanın olmadığı her yer, insanlığı hiçe sayanlar için de ölümcül tehlikeler içeriyor demektir.

Şunu da diyeyim; insanı diğer insan ile her boyutta ilişkilendirmeyen, onu bencil ve yalnızlaştıran her şey kadar, doğal yaşam alanlarını görkemli yapaylığa çevirmek de tahribata hizmet etmekte.

Duygularının ve ruhunun yalnız bıraktığı insan başkalarının işine köle nitelikli yarasa da, kendi adına yok demektir.

Bu da görmezden gelinecek şey değil işte.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
rk

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.