fbpx
SİZ DE YAZIN...

  • DOLAR
    8,0819
    %-0,29
  • EURO
    9,6925
    %-0,05
  • ALTIN
    450,96
    %-0,85
  • BIST
    1.409
    %2,24
Abbas Turan
Abbas  Turan
abbasturan58@gmail.com
KADIN GÜLERSE DÜNYA GÜZELDİR
  • 0
  • 10 Mart 2021 Çarşamba
  • +
  • -

Kadın hakkı, insan hak ve özgürlükleri ile ele alınmalı.

Elbette kadın analık ile çok özel ve üstün bir insani özelliğe sahiptir.

Her türlü iş kolaylaştırıcı araç gereç ve yöntemlere rağmen ne yazık ki onların üzerindeki yük, taşınamayacak kadar ağırlaşmıştır.

Dünyadaki savaşlarda, yaşadıkları kahredici ölüm çilesi yetmiyormuş gibi, bir de onları, çocuklarının sağlıksız ve kişiliksiz savruluşlarına çaresiz seyirci etmişiz.

Savruluştan kastım, gittikçe vasıfsızlaşan, sağlığı bozulmuş, yaşamak hevesi kalmamış, hedefi olmayan, gülüşe gereksinim duymayan insanlar olma yolundaki hızlı gidiştir.

Bu hal içler acısı bir durum.

162 yıl önce New York’taki bir dokuma fabrikasında yaşananlardan ötürü bu gün, farkındalık esaslı “emekçi kadınlar günü” sayılmış, dolayısı ile bu gün, “özlü-süslü”, içtenlikten yoksun ve modaya uymak amaçlı paylaşımlardan ibaret kutlamaları eleştirsem de olmasın demiyorum.
Olsun.

Ancak bunların yanında, kadının “sofradaki yerinin”, sokaktaki yerinin, yönetimdeki yerinin, sevinçteki yerinin, saygı ve sevgideki yerinin emeğine denk hale getirilmesi için yapılabileceklerin tartışılması da gerekmez mi?
Gerekir.

Çünkü alın terindeki mührün sahibi kadın, yani ekmekteki, yürekteki, düşüncedeki, bilimin ana hatlarındaki insan tadının rengi kadınca.

Bunun sürmesi için, kadını boğan meşakkatin hepimiz tarafından bölüşülerek azaltılması lazım.

Kadın erkek fark etmez, insana asgari düzeyde bile olsa özgürlük şart.

Düşünme, davranma, mülk sahipliği, kendini geliştirme, haklarının bilinciyle toplum üyeliği ve çalışıp üretme özgürlüğü insan için yaşamak anlamı taşır.

Sistem mistem demeyeceğim, kadınlarını kendi hissettikleri biçimiyle görüp kabule yanaşmayan, onları gelenek görenek ve bilgiyi tarihin çöplüğüne atmadığımız sürece kendimizi kandırmaya devam edeceğiz demektir.

Soruyorum; Allah’ını seven söylesin, hangi sekiz Mart’tan sonra kadın ticareti bitmiş, kadına şiddet bitmiş, kadın sığınma evlerine gerek kalmamış, kadının çilesinde azalma olmuş, kadının politika şansı eşitlenmiş?

Yok böyle bir sonuç.

Keşke olsa.

Yaptığımız milyonlarca süslü paylaşımın işe yaramamış olması da düşündürücü tabi.

Demek ki samimi değiliz.

Basit ve çıkar amaçlı neredeyse sadece iletişim başlatma cümlesi olmak kadar sırdanlaşmış, kadının üzerindeki yükün ve ona hayatı zindan eden sorunların birinin dahi görünürlüğüne katkıdı olmayan bu etlemliliğin insani sorumluluklarımızı yerine getirdiğimiz hissini yaratması çok daha beter durum.

Yine de, hangi sebeple olursa olsun kadınların şiddet görmelerine, öldürülmelerine, hatta küsmelerine sebep ve seyirci olmamalıyız.

Hatta hepimiz seferber olup insanlığı vahşi kapitalizmin hunharlığından kurtarmalıyız.

Çünkü kadın gülerse dünya güzeldir.

Ustanın dediği doğru;
Onlar insan, biz de oğluyuz.

SENİ ANLIYORUM

Ne çok kızanlar olur, seni anladığımı söylesem;
İnsan her coğrafyada aynı dilde ağlar,
Ettklerimiz söylediklerimizden daha kirli,
Züppe fiyakalı, ağır adamlar eskici desem,
Arabalar yoksulun gönlünü çizer, tarlalar törpü,
Eşit değiliz desem, kadın ana, cehalet ısrar kazanı,
Su ölür, toprak susarsa yokuz desem,
Ne çok kızanlar olur seni anladığımı söylesem.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Yorumlara Kapalıdır