1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Umudumuzu yitirmeyelim!

Umudumuzu yitirmeyelim!

featured
service

2002 genel seçimleri ve 2004 yerel seçimlerinden bugüne katıldığı tüm seçimlerden başarıyla çıkan AK Parti büyük bir hüsrana uğradı. Ve ortaya çıkan sonuç kuşkusuz uzun süre tartışılmaya devam edecek.

Büyükşehir Belediye seçimlerini rekor farkla kazanan Mansur Yavaş’ın yanı sıra CHP Ankara’da, Elmadağ, Yenimahalle ve Çankaya Belediyelerine 14 yeni ilçeyi daha katmayı başardı. Kahramankazan, Keçiören, Pursaklar, Çubuk, Kalecik ve Akyurt ilçelerinin bulunduğu Kuzey Ankara’da ise değişim sadece Kalecik’te gerçekleşti.

CHP böylelikle Ankara’da belediye sayısını 17’ye yükseltti. Ankara uzun bir sürenin ardından ilk defa kırmızıya boyandı.

Kuşkusuz seçim sonuçlarında Mansur Yavaş etkisinin yanı sıra içinde bulunduğumuz ekonomik duruma yönelik kaygılarda var. Bir bölümünü tepki oyları olarak değerlendirmek mümkün. CHP ortaya çıkan tabloyu farklı bir şekilde analiz ederse yanılgıya düşecektir.

Akyurt ve yöremiz özelinde seçim sonuçlarını değerlendirecek olursak; Hem Akyurt’ta, hem de Çubuk’ta CHP oy oranını yüzde 5’lerden yüzde 25’lere taşıdı. Akyurt’ta Filiz Geygel, Çubuk’ta ise Can Kaderoğlu bunu kısa bir süre içerisinde başardı. Parti önceki hiçbir seçimde iddialı olamadı, önceki yönetimlerden devralınan bir birikimden bahsetmek neredeyse imkansız.

Tepki oylarından bahsetmiştik. Yeniden Refah Partisi’nin Ankara’da güçlü olduğu 3 ilçe var. Yüzde 22 oy oranı ile Akyurt, yüzde 22,48 oy oranı ile Çubuk, yüzde 18 oy oranı ile ise Pursaklar. Yeniden Refah diğer ilçelerde ise 1,5 – 7,5 arasında oy oranlarına sahip. Bu seçim bölgemizde CHP’nin ilk iddialı seçimi oldu. Kuşkusuz CHP’nin bugün ortaya koyduğu iddia geçmişte de gerçekleşmiş olsaydı elde edilecek sonuç daha farklı olabilirdi. AK Parti politikalarına tepki gösterenler ve kararsız seçmen Ankara’da sadece bizim bölgemizde CHP ve YRP arasında karar verme zorunluluğu duydu.

CHP eğer yakaladığı ivmeyi sürdürmeyi başarırsa, bu üç ilçede de seçimlere kazanabilecek konuma gelmeyi başaracaktır.

Yine Akyurt özelinde kavga dilinin de kaybettiğini söyleyebiliriz. Bunu hem Akyurt hem de Büyükşehir seçimleri için söylüyorum. YRP adayı Ayantaş, belediye başkanlığı döneminde meclis üyeliği görevinde bulunan Ayık’a yönettliği sert eleştirilerle geçecek bir seçim dönemini tercih etti. Geçmişte aynı safı paylaşan isimler arasındaki kavga, kavgayı çıkarana kazanç sağlamadı. Ayık’ın Yavaş’a yönelik söylemleri de karşılık bulmadı. Vatandaş hoşgörü dilini benimsedi. Ayık, Akyurt’ta hoşgörüyü, Büyükşehir seçimlerinde ise tam tersini tercih etti.

Türkiye’de siyaset çok kısa süre içerisinde değişimleri yaşayabiliyor. Buna defalarca şahit olduk. Süreç nasıl ilerleyecek hep birlikte göreceğiz. Erken seçim tartışmaları da mazbataların alınmasının ardından gündemimize yerleşebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu talebi savuşturmayı başarabilecek mi?

Akyurt’ta AK Parti yönetimi ve Hilal Ayık, Büyükşehir Belediye meclisinde çoğunluğu elde eden Mansur Yavaş’la karşı karşıya gelmeyi sürdürecek mi? Muhalefet partisine oy verenler ve karşısında yer alanlara karşı hoşgörüyü mü tercih edecek?

Bu soruların yanıtını zaman gösterecek. Ancak bir de gerçek var ki, vatandaş siyasetten her geçen gün uzaklaşıyor, katılım oranının yüzde 90’lardan yüzde 78’lere gerilemesi bunun kanıtı değil mi?

Demokrasinin işlemesi, hayat bulması için katılım şart. Memleketimizden umudumuzu yitirmeyelim!

Umudumuzu yitirmeyelim!