fbpx
SİZ DE YAZIN...

  • DOLAR
    8,2800
    %0,13
  • EURO
    10,0092
    %0,04
  • ALTIN
    484,26
    %0,35
  • BIST
    1.428
    %0,54
Ufuk KÖK
Ufuk  KÖK
ufukkok@hotmail.com
GÖRÜNEN KÖY
  • 0
  • 11 Ocak 2021 Pazartesi
  • +
  • -

Günümüzde yaşam biçimi halini alan olumsuzlukları kabul ettirme inat ve iddialarının ayyuka ya çıktığı şu günlerde dünle bugünü, yarınla daha yarınları bir biriyle çatıştıran söylemler kültürel gelişmenin önünü kestiği bilinen bir gerçek. Bu gerçekten imtina etmek tehlikenin ne denli büyük olduğunu gözler önüne sermektedir.

Günü kurtarma politikalarının yoğunluğunun artığı şu günlerde, bundan medet umanların, destek verenlerin başka toplumlara gelecekte yem olacağının farkına çok geçmeden varmalıdır. Geçmişini unutan geleceğini de tayin edemez.

Bu inat ve iddia, yüzyıllarca sürmüş kültürel kavgaların yeniden hortlamasına neden olur ve maddi manevi kazanımlara zarar verir.

Kendi yaşadığımız, hayatımızı idame ettirdiğimiz, atalarımızdan bize miras kalan maddi ve manevi kazanımları korumakla mükellef olduğumuzu, yok pahasına elden çıkarma, nakite çevirme hırsı üçüncü kötü niyetli iç ve dış sermaye güçlerinin elinde toplanmasına sebep olmak onur ve haysiyetin teslimi anlamına geleceğini aklımızdan çıkarmamamız gerek.
Yaşadığımız, şu an içinde bulunduğumuz küçük bir köyken, nahiye olan, daha sonra belediyelik ardından ilçe olan yerleşim yerimizde izlenen yanlış politikalar, yanlı, eş dost, akraba ilişkisi içerisinde yapılan uygulamalar geleceğimizin ipotek altına alınmasının bir numaralı sebeplerindendir.

Toplumsal ve geleceğe dair çalışmaların bir türlü kabul görmediği ilçemizde artık idarecileri bile halkın seçmesi hayal olmuştur.

Toplumun değil siyasal ve maddi gücün hükmettiği bir alan haline gelen yerleşim yerimizde modern olmayan çağ dışı sadece beslenmeye ve ikamete dayalı, kültür ve sosyal yaşamdan bi haber birey kendi etrafında dönerek yaşam alanı yaratma döngüsüne mahkum edilmiştir. Aile, köy, ilçe, il, ülke; yani özüne esas olan kurumlar. Ailede beliren umutsuzluk , çaresizlik, gelişimsizlik, eğitimsizlik bütün ülkeye sirayet eder. Benim 1994 lü yıllardaki tezim Akyurt kurtulsun Türkiye kurtulur. Halen sözümün arkasındayım. Elbette ilçemiz büyüsün, kültürlerin birleştiği ortak paydalarda birlik olmak yaşam kalitesini artırır. Biz bunu beceremedik.

Bu olay ve durumlar bazı uyanık politikacılar sayesinde emsal teşkil ettiğinden “ Toplumlar layık oldukları yönetimle yönetilirler” buna fırsat veren aile, köy, ilçe, il, ülke özde gelişimini tamamlayamayacak bu tür politikacıların oyuncağı olacak, sermayenin ve ona destek veren bir avuç menfaatperestlerin baskısından kurtulamayacaktır.
Yanlış imar, günlük projeler, kişiye mahsus uygulamalar, göstermelik şirinlikler, köyü büyük köy yapar, üretim durur, tüketim artar, parça pinçik imarlar el değiştirir, birleştirilir sözüm ona birilerine yaşam kenti olur. Ata mirası yok olur gider kendi yurdunda el olursun.

Planlı gelişime, Planlı üretime dayalı projelere, eğitim ve öğretime verilecek desteğe, Eşit paylaşıma, sağlıklı yaşam ve gelişime kimse karşı çıkmaz,
Bir zamanlar çocuklar kavga etmesin diye sözde eşit paylandırılan arsalar, Hazine arazilerine sınır arazilerin birilerine peşkeş çekilip çubuk ovasının yok edilişi, ardından yılan hikayesine dönen fuar alanı gibi v.s.

Daha yakın zamanda bunlara inat Akyurt’a zenginler gelsin, ardından 80 yaşındaki kadına makyaj yapıyoruz deyip şehrin siluetini bozan çok katlı sitelere yol veren bir anlayış, ve bunların hiçbirisi olmamış gibi halen aynı tarzda idare edilmeye çalışılan sindirilmiş, kendi halinde suya sabuna dokunmayan, geçim derdinden başka hiçbir şey düşünemeyen, düşünmeyen çok çalışan az gelişen nüfus yoğunluğunun bulunduğu idaresi kolay büyük köyümüz Akyurt.

GÖRÜNEN KÖY UZAKTA DEĞİLDİR.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
ufuk kök

Yorumlara Kapalıdır