Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, okulların açılmasına kısa süre kala aileler üzerindeki ekonomik yükü değerlendirdi. Palandöken, okul alışverişlerinde yaşanan dayatmacı uygulamaları eleştirerek, velilerin serbest tercih hakkının korunması gerektiğini vurguladı.
2025-2026 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala, milyonlarca ailenin okul hazırlıkları devam ediyor. Bu süreçte kırtasiyeci esnafından konfeksiyoncuya kadar eğitim sektörüne hizmet veren tüm esnaf, yoğun bir sezon bekliyor.
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yaklaşık 19 milyon ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki öğrencinin yanı sıra 8 milyona yakın üniversite öğrencisinin eğitim hayatına devam edeceğini belirtti. Palandöken konuyla ilgili şunları söyledi:
“Okulların açılmasına kısa bir süre kaldı. Artık aileler okul araştırmalarını yapıyor, çocukların gittikleri okullara göre formalarını, kitap ve kırtasiye ihtiyaçlarını, okul kıyafetlerinin teminini sağlıyor. İnşallah bu yıl çok önemli bir gençliğimiz olan 19 milyona yakın ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki öğrencimiz okullarına başlayacak. Bunun yanında bildiğiniz üzere 8 milyona yakın üniversite öğrencimiz var. Gençlerimize, ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz vasıflı insanların yetişmesi için hem meslek okulları hem de diğer üniversitelerde bilim insanı, doktor, mühendis gibi dallarda ülkemize yararlı bireyler yetişeceğine inanıyoruz. İnşallah 2025-2026 eğitim yılı başarıyla tamamlanır.”
Okul Alışverişi Ailelere 10-12 Bin Lira Maliyet Getiriyor
Palandöken, okul alışverişlerinin aileler üzerinde yarattığı ekonomik yükün altını çizerek, dayatmacı uygulamaların bu sorunu daha da büyüttüğünü ifade etti. TESK Genel Başkanı Palandöken, “Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira masraf gerekiyor. Bu da her ailenin bütçesine ciddi bir yük getiriyor. Hazırlıklı olan da var, olamayan da. Ancak şartlarda önemli bir farklılık yaratan asıl mesele, dayatmacı uygulamalardır. Ailelerin bu kıyafetleri kendi arzu ettikleri yerden almasının önüne geçilmemeli. İnsanlara serbestlik tanınmalı ve herkes ihtiyacını kendi bütçesine göre karşılayabilmelidir. Halbuki veli kendi istediği yerden siyah pantolon, beyaz gömlek, eşofman ya da spor ayakkabısını rahatlıkla alabilmeli. Ancak maalesef bu serbestlik yok.” ifadelerini kullandı.
Esnaf da Dayatmacı Uygulamalardan Etkileniyor
Palandöken, okulların belirli markalardan alışveriş yaptırma uygulamalarının sadece velileri değil, esnafı da olumsuz etkilediğini vurguladı. Palandöken, “Bu da kırtasiyeci ve konfeksiyoncu esnafını doğrudan etkiliyor. Yılda bir kereye mahsus yapılan bu alışverişlerden esnaf büyük bir ciro bekliyor. Ellerindeki ürünlerle hazırlıklarını tamamlıyorlar. Her dönem ‘dayatma olmayacak’ denilmesine rağmen okul aile birlikleri veya okullar, hem de dışarıdaki fiyatlardan daha yüksek rakamlara bu ürünleri satmaya çalışıyor. Zaten velilerin durumu ve ülkemizdeki yüksek enflasyon insanları yeterince zorluyor.” dedi.
Sadece Kıyafet Değil, Tüm Masraflar Artıyor
TESK Genel Başkanı, okul masraflarının sadece kıyafet ve kırtasiye ile sınırlı kalmadığını, servis ücretlerinden kantinciliğe kadar tüm alanlarda maliyet artışının yaşandığını belirtti.
Palandöken, “Sadece kırtasiye değil, okul servisleri de büyük bir maliyet. Servis ücretleri, toplu taşımalar her ne kadar indirim sağlasa da yüksek yakıt fiyatları, araç bakım giderleri, yedek parça maliyetleri hem veliyi hem de şoför esnafını zorluyor. Kantinci esnafı da aynı şekilde maliyetlerden etkileniyor. Yani okul çevresinde oluşan tüm bu masraflar, velilerin bütçesine ciddi yük getiriyor.” şeklinde konuştu.
Palandöken, velilerin okul alışverişlerinde mahalle esnafını tercih etmesinin önemine değinerek, kalite ve güvenlik açısından dikkat edilmesi gereken hususları da hatırlattı. Palandöken, “Basit bir hesapla; kalem, silgi, kalemtıraş, çanta, beslenme çantası derken ailelerin bütçesi zorlanıyor. Esnaf bu ürünlerde kaliteye özen gösteriyor çünkü Avrupa Birliği normlarına uygun, CE belgeli ürünler tercih ediliyor. Çocukların giysilerinde kullanılan kumaşlardan ayakkabılarına kadar sağlık açısından önemli kriterler gözetiliyor.” dedi.
TESK Genel Başkanı, 84 milyonluk nüfusa sahip ülkede 27 milyon öğrencinin bulunduğunu hatırlatarak, eğitimde tüm paydaşların işbirliği yapması gerektiğinin altını çizdi:. Palandöken şunları söyledi:
“Yaklaşık 1 milyon 200 bin civarında öğretmenimiz görev başında olacak. Ülkemizin deprem bölgesi olduğu gerçeğiyle birçok okul yeniden tadilata girdi. Eskiyen binalar yıkılıp yenileri yapılıyor. Bu süreçte okul müdürlerine ve Milli Eğitim müdürlüklerine de önemli görevler düşüyor. İlkokuldan üniversiteye kadar yaklaşık 27 milyon öğrencisi olan 84 milyonluk bir ülkeyiz. Eğitimde hem öğretmenlerin hem de ailelerin duyarlılığı büyük önem taşıyor. Öğretmen-öğrenci ilişkisinde sevgi ve saygı temelini oluşturacak bu ilk intiba çok kıymetli.
TESK ve ilgili meslek odaları olarak bizler de hazırlıklarımızı tamamladık. Önümüzde bir-iki haftalık süreç kaldı. Veliler okula kayıtlarını yaptırdıktan sonra ihtiyaç listelerini eline alıyor ve alışveriş hesaplarını yapıyor. Bu nedenle, velilerin sıkıntı yaşamadan süreci tamamlaması, çocukların okul hevesinin kırılmaması çok önemli. İnşallah yavrularımız başarılı bir şekilde eğitimlerini sürdürür, hayatlarında yeni başarıların ön plana çıkacağı bir döneme adım atarlar.”























