Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayını belirlemek için düzenlediği ön seçim sürecinde, tek aday olarak yarışan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yeni sıfatıyla kamuoyunun karşısına çıktı. İmamoğlu, “Benim hakkımda 25 yıla varan hapis cezalarını bir şekilde kurguladılar ve istiyorlar. Siyasi yasak getirmek istiyorlar. Partimizin kurultayını iptal etmek, partimize kayyım ataması için süreç takibi yapıyorlar.” dedi.
CHP’nin ön seçim sürecine dair detayların paylaşıldığı “Cumhurbaşkanı Adayımızı Gel, Seç, Tarihe Geç” başlıklı tanıtım toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, seçim sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi.
Ön seçim sürecinin yalnızca CHP için değil, Türkiye’nin geleceği açısından da kritik olduğunu vurgulayan Özel, şunları söyledi:
“Bugün kurduğumuz sandık, Türkiye’nin ihtiyacı olan o büyük sandığın öncüsüdür. Ama o sandığı getirecek olan da, o sonucu doğuracak olan da bizlerin kararlılığıdır. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, 23 Mart’a giden bu yolda, devamında iktidarı devralmak üzere çıktığımız bu yolda, hep birlikte olmaktan, kol kola olmaktan, omuz omuza olmaktan ve kendimize değil, memlekete dair hedefleri hayata geçirmek için inançlı ve kararlı olmaktan dolayı onurluyuz, gururluyuz. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her biriniz tarihe geçiyorsunuz.”
Özel, özellikle gençleri ve tüm vatandaşları CHP’ye üye olmaya çağırarak, seçim sürecine daha geniş katılım sağlanması gerektiğini belirtti.
İmamoğlu’ndan Beykoz Belediye Başkanı’nın gözaltına alınmasına tepki
Toplantıda konuşan Ekrem İmamoğlu ise Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi.
İmamoğlu, “Sanıyorlar ki, ellerindeki geçici yetkilerle milletin kararına el koyabilirler. Sanıyorlar ki, mahkemelerde halkın partisini durdurabilirler. Zavallılar. Çaresizler. Acizler. Onlara hatırlatalım; CHP, halkın kendisidir. Halktır, halk. Halkın partisidir. Halkı durduramazsın, engelleyemezsin, kapatamazsın. Ekrem İmamoğlu da bu halkın, bu milletin oğludur, evladıdır. Onu, milletin elinden alamazsın.” diye konuştu.
İmamoğlu, CHP’nin yalnızca bir kişiyle değil, halkın desteğiyle mücadele ettiğini vurgulayarak, “Sanıyorlar ki, Ekrem İmamoğlu’nu aday yapmazlarsa, kurtulurlar. Şu salonda kaç tane İmamoğlu var biliyor musun? Görmüyorlar, işitmiyorlar. Yahu hepimizi yasaklasan ne olur? Bu memleketin her bir şehrinden, her bir ilçesinden, beldesinden, köyünden bir Ekrem İmamoğlu karşına dikilir. Buradaki her bir milletvekili, her bir CHP il başkanı, her bir kadın kolları başkanı, gençlik kolları başkanı, her bir CHP neferi bizim Cumhurbaşkanı adayımızdır. İcraatçı ve halkçı CHP’li belediyelerin büyük başarısının mimarı kıymetli başkanlarımızın her biri adaydır, bizim adayımızdır.” ifadelerini kullandı.

“Cumhuriyet Halk Partisi başaracak, Türkiye Kazanacak”
Konuşmasının sonunda partililere birlik ve mücadele çağrısı yapan İmamoğlu, Türkiye’nin her köşesini ziyaret edeceklerini ve seçime en güçlü şekilde hazırlanacaklarını belirtti.
İmamoğlu, konuşmasında özetle şunları söyledi:
“Kıymetli milletimiz, çok kıymetli partililerim, partimin çok kıymetli yöneticileri; kurtuluş yok tek başına, haydi şimdi hep birlikte görev başına, hep beraber görev almaya, hep birlikte yol almaya. Bu yolumuzun uzun olduğunu hepimiz biliyoruz. Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız. Türkiye’nin her bir yanını gezmeye başlayacağız. Bir yandan görev yaparken, bir yandan ülkemizi geleceğe hazırlayacağız. En hızlı şekilde sandığı milletimizin önüne getireceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi başaracak, Türkiye kazanacak.”
“Bu yolda dalga dalga büyüyeceğiz”
“Bizim tek derdimiz, tek hayalimiz var: Bir avuç insanın yerle bir ettiği devlet yapısını, hukuk sistemini, demokrasiyi, ekonomiyi, eğitimi, sağlığı yeniden inşa etmek. Devleti bir avuç insanın değil, milletin çıkarlarının, güvenliğinin, geleceğinin bekçisi haline getirmek. Yüce Türk milleti, devlet geleneğimizi iyi bilir: İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın. Bu amaç; her şeyden önce makama değil, mücadeleye odaklanmayı gerektiriyor. Bu mücadele, milletin onayını almayı, seçim kazanmayı ve ülkeyi iyi yönetebilmeyi gerektiriyor. İşte bunun için yola çıkıyoruz. Bu yola kaprisle, kompleksle, egoyla çıkılmaz. Bu yola tek başına çıkılmaz. Bu yolda ortak akıl var, iş bölümü var, rol dağılımı var. Ben, bu yola mücadele için, üstüme düşeni bir nefer sorumluluğuyla yerine getirmek için, siz yol arkadaşlarımla birlikte çıkıyorum. Bu yola kendime güvendiğim kadar, size güvendiğim için çıkıyorum. Bu yolda birlikte olduğumuz için güvendeyim. Bütün engelleri, bütün badireleri, bütün bedelleri birlikte göğüsleyeceğimiz için rahat, huzurlu ve mutluyum. Bu yolda dalga dalga büyüyeceğimize, çoğalacağımıza, umudu sarsılmış, hayalleri tarumar edilmiş, gelecek kaygısı içindeki bütün vatandaşlarımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”
“Siyasi yasak getirmek istiyorlar”
“Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyecek ve büyük ve kutlu bir yolculuğu başlatacağız. Partimiz, aday belirleme kararı verdi. Genel Başkanımız, bu kararı duyurduğundan beri, toplumda büyük bir heyecan oluştu. Halkımız, bu iktidarın rakipsiz olmadığını, bir seçeneğinin olduğunu gördü ve umutlandı. Rakibimiz ise büyük bir panik yaşıyor. Çünkü onlar, kendilerini rakipsiz zannettiler. Rakiplerini kendileri belirleyebilir zannettiler. İktidarlarını sonsuz zannettiler. CHP’yi birliğini sağlayamaz, kendi iç gerilimlerinde boğulur, siyaset sahnesini onlara bırakır zannettiler. Aday belirleyeceğimiz için, büyük bir korkuya kapıldılar. Bu milletin onlara verdiği yetkiyi, sonuna kadar istismar etmeye başladılar. Benim hakkımda 25 yıla varan hapis cezalarını bir şekilde kurguladılar ve istiyorlar. Siyasi yasak getirmek istiyorlar. Partimizin kurultayını iptal etmek, partimize kayyım ataması için süreç takibi yapıyorlar. Gözleri o kadar kararmış ki, bu milletin kararından yılmadığını, yaptığı seçimleri, tercihleri asla zalimlerin zulmüne kurban etmediğini, asla seçme yetkisinin elinden alınmasına asla izin vermediğini unutmuşlar.”
“Bu yola kaprisle, kompleksle, egoyla çıkılmaz”
“Bizim tek derdimiz, tek hayalimiz var: Bir avuç insanın yerle bir ettiği devlet yapısını, hukuk sistemini, demokrasiyi, ekonomiyi, eğitimi, sağlığı yeniden inşa etmek. Devleti bir avuç insanın değil, milletin çıkarlarının, güvenliğinin, geleceğinin bekçisi haline getirmek. Yüce Türk milleti, devlet geleneğimizi iyi bilir: İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın. Bu amaç; her şeyden önce makama değil, mücadeleye odaklanmayı gerektiriyor. Bu mücadele, milletin onayını almayı, seçim kazanmayı ve ülkeyi iyi yönetebilmeyi gerektiriyor. İşte bunun için yola çıkıyoruz. Bu yola kaprisle, kompleksle, egoyla çıkılmaz. Bu yola tek başına çıkılmaz. Bu yolda ortak akıl var, iş bölümü var, rol dağılımı var. Ben, bu yola mücadele için, üstüme düşeni bir nefer sorumluluğuyla yerine getirmek için, siz yol arkadaşlarımla birlikte çıkıyorum. Bu yola kendime güvendiğim kadar, size güvendiğim için çıkıyorum. Bu yolda birlikte olduğumuz için güvendeyim. Bütün engelleri, bütün badireleri, bütün bedelleri birlikte göğüsleyeceğimiz için rahat, huzurlu ve mutluyum. Bu yolda dalga dalga büyüyeceğimize, çoğalacağımıza, umudu sarsılmış, hayalleri tarumar edilmiş, gelecek kaygısı içindeki bütün vatandaşlarımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı yanımızda göreceğimize yürekten inanıyorum.”

“Çok çalışacağız, akılla çalışacağız”
“Kardeşlerim, yükü omuzlamanın vakti gelmiştir. Omuz omuza, kol kola çıkılacak yolculuğun vakti gelmiştir. Sorumluluk almak için hazırız. Kendimize güveniyoruz. Çünkü, yalnızca büyük bir davaya, büyük bir sevdaya değil, aynı zamanda da sağlam bir plana ve bu planı hayata geçirebilecek güçlü kadrolara sahibiz. Milletimiz umuda muhtaç, bir büyük Türkiye hayaline açken; aklın, bilimin ve devletimizin tarih, tecrübe ve birikiminin yolundan ayrılmadan, çalışmaktan yorulmadan, hizmette geri durmadan, mazeret değil, marifet üreterek, sorun değil, çözüm üreterek, Allah’ın verdiği aklı milletin geleceği için kullanarak, milletimiz için, milletimizle beraber, büyük bir yolculuğa çıkmanın vakti gelmiştir. Çok çalışacağız, akılla çalışacağız, aşkla çalışacağız. Allah’ın izniyle, milletimizin gücü ve iradesiyle hep beraber bir Türkiye mucizesi gerçekleştireceğiz.”
“Davamız, Türkiye’yi hak ettiği yere yükseltme davasıdır”
“Tekrar ifade etmek isterim: Davamız, Türkiye’yi hak ettiği yere yükseltme davasıdır. Davamız, bize dayatılan bu makus talihi yenme davasıdır. Davamız; güçlü, demokratik, adil ve müreffeh bir Türkiye davasıdır. Türkiye’yi dünya ölçeğinde zengin, devletimizi küresel ölçekte güçlü ve itibarlı bir devlet haline getirmek; zenginliğimizi ve gücümüzü adaletli bir biçimde paylaştırarak, tüm yurttaşlarımızı, hukukun üstünlüğüne dayalı, tam anlamıyla demokratik bir toplum düzeni içerisinde, refah, huzur ve mutluluk içinde yaşatmak siyasi varlığımızın en büyük hedefidir. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın; ortaya koyduğumuz büyük vizyona ve hedeflere nasıl ulaşacağımızı açık ve net bir biçimde biliyoruz. Planlarımız net, kadrolarımız hazır. Bizi hedeflerimize ulaştıracak kadrolarımız, milletimizin sinesinden çıkmış evlatlarıdır.
Bizi hedeflerimize ulaştıracak planlar, milletimizin ihtiyacına göre ve ülkemizin geleceği adına yapılmıştır.”























