1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Doğum yapacağınız hastanede yoğun bakım ünitesi var mı?

Doğum yapacağınız hastanede yoğun bakım ünitesi var mı?

featured
service

Yenidoğan yoğun bakım üniteleri, erken doğan veya doğumda sıkıntı yaşayan bebeklere yaşamın ilk 28 gününde gerekli tedavi ve bakım hizmeti sunan kritik alanlardır. Bayındır Söğütözü Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ece Göçmen, bu özel ünitelerin bebekler için hayati önem taşıdığını ve doğum yapılan hastanede mutlaka bulunması gerektiğini vurguladı.

“Doğum Anında 10 Bebekten 1’i Tıbbi Müdahaleye Gereksinim Duyuyor”

Doç. Dr. Ece Göçmen, “Doğum zamanında gerçekleşmiş olsa bile, doğum anında yaklaşık 10 bebekten biri hafif düzeyde tıbbi müdahaleye gereksinim duyuyor. Bu bebeklerden bir kısmına da daha ileri tıbbi müdahale gerekebiliyor. Doğumda canlandırma uygulanan bu bebeklerin doğum sonrası acilen yoğun bakım ünitelerinde tedaviye alınmaları gerekiyor. Bu tür acil durumlarda, zamanında ve uygun müdahalenin ivedilikle başlatılması kalıcı sağlık sorunlarının önlenmesi için büyük önem taşıyor. Bu nedenle tüm doğumların, yenidoğan yoğun bakım ünitesi bulunan hastanelerde, uzman hekimler ve deneyimli hemşireler eşliğinde gerçekleştirilmesinin kritik önemi bulunuyor.” dedi.

Prematüre Bebekler İçin Hayati Bir Birim

Doç. Dr. Göçmen, otuz yedinci gebelik haftasını tamamlamadan doğan bebeklerin ‘prematüre bebek’ olarak tanımlandığını belirterek, “Bu bebekler anne karnındaki büyüme ve gelişmelerini henüz tamamlamadan dünyaya geldikleri için, başta solunum sistemi olmak üzere, kalp-damar sistemi, bağırsak sistemi, sinir sistemi ile ilgili sorunlarla karşı karşıya kalabiliyor. Yine bu bebeklerin bağışıklık sistemleri tam gelişmediğinden, mikroplara karşı dirençleri de düşük oluyor. Bu nedenle onlar için özel olarak tasarlanmış yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde tıbbi gereksinimlerinin karşılanması gerekiyor.” dedi.

Zamanında Doğan Bebekler de Solunum Sıkıntısı Yaşayabilir

Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 7 gün 24 saat kaliteli bakım hizmeti sunması gerektiğini belirten Doç. Dr. Ece Göçmen, “Şefkatli, bireyselleştirilmiş, aile merkezli bakım ilkelerinin gözetilmesinin, ten tene temas ve kanguru bakımının sağlanmasının hem yoğun bakım sürecini kolaylaştırıcı etkisi olduğu hem de uzun dönem bedensel ve ruhsal sağlık üzerine olumlu etkilerinin olduğu biliniyor. Erken doğan bebeklerin akciğerlerinde sürfaktan adı verilen ve akciğerlerin uygun şekilde çalışmasını sağlayan maddenin yetersiz olması nedeniyle bu bebekler sıklıkla solunum sorunlarıyla karşılaşıyor. Zamanında doğan bazı bebeklerde de çeşitli enfeksiyon durumlarına bağlı olarak ya da başka nedenlerle solunum sorunları olabiliyor. Bu tür bebeklerin solunumlarının yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde, mekanik ventilatörler (solunum destek cihazları) ile desteklenmesi gerekiyor. Bu bebekler kuvöz adı verilen, anne karnındakine benzer şekilde sıcaklık ve nem sağlayan özel beşiklerde izleniyor. Yaşamsal bulgularının da monitör adı verilen cihazlarda sürekli takip edilmesi gerekiyor. Bu tür cihazların sürekli çalışabilmesi için kesintisiz güç kaynakları gibi donanımların bulunması, merkezi oksijen ve gaz sistemleri gereklilik taşıyor. Sarılık takiplerinin yapılması ve gerektiğinde fototerapi denilen cilde mavi ışık veren cihazların da kullanıma hazır şekilde bulunması gerekiyor. Damardan beslenmesi gereken bebekler için de bu solüsyonların hazırlandığı steril ünitelerin ve bu iş için uzmanlaşmış personelin bulunması şart oluyor. Bulaşıcı bir enfeksiyonu bulunan bebeklerin de özel bir havalandırma sisteminin sağlandığı izolasyon odalarında takip edilmeleri büyük önem taşıyor.” dedi.

Doğum yapacağınız hastanede yoğun bakım ünitesi var mı?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.