YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, temel gıda ürünlerindeki fiyat artışları ve uygulanan tarım politikaları üzerine bir basın açıklaması yaptı. Açıklamasında Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) haziran ayı verilerine dikkat çeken Başevirgen, artan maliyetlerin hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini belirtti.
Başevirgen, kırmızı et ve beyaz et gibi protein kaynaklarının ardından patates ve soğan gibi temel tarım ürünlerine erişimin de giderek zorlaştığını ifade ederek, “Yanlış tarım politikalarının bedelini hem üretici hem de tüketici ödüyor. Bir zamanlar dar gelirlinin son sığınağı olan patates ve soğan bile artık vatandaşın sofrasından uzaklaşıyor. Kırmızı eti, tavuğu, balığı çoktan sofralarından çıkarmak zorunda kalan dar gelirli vatandaş, bugün artık patates, soğan gibi en temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldi. İktidar, yıllardır ‘Hiç olmazsa patates yeriz, soğan yer ayakta kalırız’ diyen vatandaşın elinden patatesi de aldı” dedi.
“Kuru Soğanın Fiyatı Bir Ayda Yüzde 32,5 Arttı”
Pazardaki fiyat değişimlerine yönelik TZOB verilerini paylaşan YENİ Parti Manisa Milletvekili, üretici ve market arasındaki fiyat farkına da değinerek, “TZOB verilerine göre markette kuru soğanın fiyatı bir ayda yüzde 32,5, patatesin fiyatı ise yüzde 24,7 arttı. Aynı dönemde üretici ile market arasındaki fiyat makası da açılmaya devam etti. Kırmızı eti, tavuğu, balığı çoktan sofralarından çıkarmak zorunda kalan dar gelirli vatandaş, bugün artık patates, soğan gibi en temel gıda ürünlerine bile ulaşamaz hale geldi” ifadelerini kullandı.
“Üretilmeyen Ürün Fahiş Fiyatlarla Alınıyor”
Gıda fiyatlarındaki artışın tesadüf olmadığını ve tarımsal üretim planlamasındaki eksikliklerden kaynaklandığını söyleyen Başevirgen, “Eti, sütü, tavuğu vatandaşın sofrasından iktidar kaldırdı. Şimdi sıra patatese, soğana geldi. Bu ülkede milyonlarca insan artık etin, tavuğun fiyatına bakmıyor bile. Çünkü alamayacağını biliyor. Yıllardır ‘Hiç olmazsa patates yeriz, soğan yeriz’ diyerek ayakta kalmaya çalışan vatandaşın elinden şimdi onu da aldılar. Bugün geldiğimiz noktada patates de soğan da dar gelirli için lüks haline getirildi. Yaşanan tablonun ise tesadüf değil. Çiftçiyi üretimden koparan, mazotun, gübrenin, ilacın, elektriğin maliyetini katlayan, üretim planlamasını tamamen ortadan kaldıran anlayışın sonucunu bugün pazarda görüyoruz. Çiftçi kazanamıyor diye üretmiyor, vatandaş ise üretilmeyen ürünü fahiş fiyatlarla almak zorunda kalıyor” diye konuştu.
“Vatandaş Açlığını Planlamak Zorunda Kalıyor”
Son olarak enflasyon rakamları ile pazardaki etiket fiyatları arasındaki duruma değinen Başevirgen, kalıcı tarım politikalarının oluşturulması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Saraydan bakınca enflasyon düşüyor olabilir ama pazara çıkan vatandaş için gerçek enflasyon etiketlerde yazıyor. İnsanlar artık çocuklarına et almayı hayal bile edemiyor. Şimdi patatesi, soğanı da hesaplayarak alıyor. Bir ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki vatandaş açlığını bile planlamak zorunda kalıyor. Tarımda üretimi destekleyen kalıcı politikalar yerine günü kurtarmaya yönelik adımlar atılıyor. Ama artık ne çiftçinin ne de vatandaşın bir günü bile kurtarılamıyor. Üreticiyi korumayan, tüketiciyi gözetmeyen bu anlayış değişmedikçe mutfaktaki yangın büyümeye devam edecek. Vatandaş artık ‘Hiçbir şey bulamazsam patates yerim’ bile diyemiyor. Çünkü iktidar patatesi de soğanı da ulaşılmaz hale getirdi.”























