Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Altınordu ilçesinde yer alan Kirazlimanı Yaşam Merkezi’nde kurulan Bitki Fabrikası’nı ziyaret etti. Başkan Güler’in kararlı tutumuyla daha önce kumsal alanda yükselen üç gökdelenin yıkılmasıyla kazanılan alanda kurulan merkez, yalnızca sosyal yaşamın değil, aynı zamanda modern tarımın da adresi haline geliyor.
Kirazlimanı Mahallesi sınırları içerisinde hayata geçirilen Kirazlimanı Yaşam Merkezi, kütüphanelerden parklara, çok sayıda sosyal alanıyla dikkat çekerken; merkez bünyesinde oluşturulan Bitki Fabrikası ile tarıma da yenilikçi bir soluk getiriliyor. Topraksız tarım esasına dayanan dikey tarım ünitesinde üretim hijyenik ve kapalı bir ortamda gerçekleştiriliyor.
Başkan Güler: “Daha Ekonomik, Daha Teknik ve Sıhhi”
Merkezde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler, Bitki Fabrikası’ndaki üretimin hem teknik hem de çevresel açıdan birçok avantaj sunduğunu vurguladı. Başkan Güler, şunları kaydetti:
“3 gökdelen inşaatının yıkılmasının ardından yapılan yaşam merkezinin altında bulunan bitki fabrikasındayız. Burada topraksız tarım yapıyoruz, diğer adıyla dikey tarım. Burada 4 bin 500 marul üretimi yapıyoruz. Topraklı tarımda 90 günde yapılacak işi biz burada 30 günde yapıyoruz. Bu üretimimiz ile sıfır ilaç ve sıfır gübre ile yüzde 98 daha az su kullanıyoruz. Dünyadaki su kıtlığına karşı bu üretim bir çözüm. Burası Ordu’da yepyeni bir saha oldu. Tarıma verdiğimiz ağırlık, modern gıda yönetimi ile ilgili çalışmalarımızı burada ispat etmiş oluyoruz. Bu yöntem daha ekonomik daha teknik ve aynı zamanda daha sıhhi.”
100 Metrekarelik Alanda 300 Bin Sebze
Bitki Fabrikası’nda yapılan üretim, geleneksel tarım yöntemlerinin ötesine geçiyor. Toprak kullanılmadan, tamamen otomasyonlu ve kontrollü bir ortamda gerçekleşen üretim sayesinde açık arazide 90 günde yetişen marul, burada sadece 30 günde hasat ediliyor. Hedef ise bu süreci 15 güne kadar düşürmek.
Ayrıca üretimde pestisit veya nitrat kalıntısına rastlanmıyor; bu da ürünlerin insan sağlığına zarar veren kimyasallardan arındırılmış olmasını sağlıyor. En dikkat çekici yönlerden biri ise kullanılan su miktarının geleneksel yöntemlere kıyasla yüzde 98 daha az olması. Sadece 100 metrekarelik bir alanda yılda yaklaşık 300 bin adet sebze üretimi gerçekleştirilebiliyor.























