Yaz mevsiminin beraberinde getirdiği kene ve arı sokması vakalarında artış yaşanırken, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi’nden Dr. Ayhan Ak, vatandaşları dikkat etmeleri gereken noktalar konusunda bilgilendirdi.
Kenenin doğrudan zehirli bir canlı olmadığını ancak bulaşıcı hastalık taşıyıcılığı nedeniyle ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Dr. Ak, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Kene, beslendiği hayvan ya da insandan enfekte ve bulaşıcı hastalıkları alarak insanlara taşıyabilir. Bu nedenle özellikle otluk alanlarda ve kırsal bölgelerde dikkatli olunmalıdır.”
Açık Renkli Kıyafet Tavsiyesi
Doğa yürüyüşleri ve piknik alanlarında uygulanabilecek koruyucu öntemlere de değinen Dr. Ak, kıyafet seçiminin kene tespiti açısından belirleyici olduğuna dikkat çekti: “Piknik, yürüyüş veya kırsal alan ziyaretlerinde açık renkli kıyafetler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorapların içine sokulmalıdır. Beyaz, krem, bej ve açık mavi gibi renkler kenenin daha kolay fark edilmesini sağlar. Eve dönüldüğünde mutlaka vücut kontrolü yapılmalıdır.”
Kene tutunması sonrasında vücutta kızarıklık, şişlik ve ödem gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini hatırlatan Dr. Ak, bu süreçte yapılması gerekenleri de aktardı: “Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra kişi yaklaşık 10 gün boyunca kendisini gözlemlemelidir. Vatandaşlarımız paniğe kapılarak keneyi kendileri çıkarmaya çalışmamalı, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.”
Çocuklar ve Yaşlılar Risk Altında
Kene tutunmasını fark etmekte güçlük çekebilecek grupların başında çocukların geldiğini belirten Dr. Ak, ailelere özelinde uyarıda bulundu: “Bu nedenle ailelerin açık alanlardan dönen çocuklarını mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Kene, saç dipleri, kulak arkası, koltuk altı ve bacak bölgelerine tutunabiliyor. Alerjik yapıya sahip bireyler ve yaşlılar biraz daha hassas olmalı. Şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasını tavsiye ediyoruz.”
Arı Sokmasında Ağız ve Dil Bölgesi Şişliklerine Dikkat
Yaz aylarında kene ile birlikte sıkça karşılaşılan bir diğer risk olan arı sokmalarına da değinen Dr. Ak, bal arısı ile eşek arısı sokması arasındaki farka ve müdahale yöntemlerine ilişkin bilgi verdi: “Bal arısı iğnesini bıraktığı için bir cımbız yardımıyla çıkarabiliriz. Bölgeyi sabunlu ılık suyla yıkadıktan sonra soğuk kompres uygulayabiliriz. Özellikle ağız ve dil bölgesindeki şişliklerden çekiniyoruz. Eşek arısı sokmaları daha şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Solunum güçlüğü, yutma problemi veya ağız içerisinde şişlik oluşması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.”
SAKARYA (İGFA)























