İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, Temmuz ayı Meclis toplantısında yaptığı konuşmada, küresel ölçekte artan çatışmalara dikkat çekerek, tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin artık bir milli güvenlik konusu haline geldiğini ifade etti. Kopuz, “Savunma sanayisi yerlileşmiş, enerji ve insan kaynağı yeterli, hanehalkını ve ordusunu besleyebilen bir ülkede, şer odaklarının barınabilmesi mümkün değildir. Bu yüzden tarımsal üretim ve gıda, bir milli güvenlik meselesidir” dedi.
Konuşmasında, son dönemde Türkiye’nin çevresinde yaşanan gelişmelere değinen Kopuz, “Kuzeyimizde Rusya ve Ukrayna, Ortadoğu’da İran, Suriye ve Filistin’de son yıllarda yaşananları düşününce, dünyanın en kırılgan ve en riskli coğrafyasında yaşadığımız gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Küresel güçler, bölgedeki milletlere sormadan ülkeleri, sınırları dizayn ettikçe kan dökülmeye devam edecek, istikrar mümkün olmayacak” dedi.
Kopuz, Suriye savaşıyla birlikte Türkiye’nin demografik yapısının değiştiğini ve iş gücü piyasasının etkilendiğini belirterek, “Tam Suriye’de yeni yönetimle birlikte düzen tesis edilmeye başlanmışken, İsrail Şam’ı bombaladı” ifadesini kullandı. Ukrayna savaşının ise tahıl koridorunu sekteye uğrattığını hatırlatan Kopuz, gıda arz güvenliğinin küresel düzeyde tehdit altında olduğunu vurguladı.
Gazze’de yaşanan insanlık dramına da değinen Kopuz, “Soykırımcı İsrail’in Gazze’de iki yıldır işlemediği insanlık suçu kalmadı… Dile kolay, 57 bin insanın canına kıydılar. Bunun 20 bini günahsız çocuklardı” sözlerini kaydetti.
“Bu ülkenin gerçek potansiyeline ulaşacağına inanıyorum”
Türkiye’nin yaşanan gelişmeleri dikkatle izlediğini ve stratejik tedbirler geliştirdiğini belirten Kopuz, “Yeni düzende kendini konumlandırmak için, stratejik tedbirleri hayata geçirmeye hazırlanıyor. ‘Terörsüz Türkiye’ için atılan adımların, günlük siyasetle ilgili değil, geleceğimizi inşa etmekle alakalı olduğunu düşünüyorum. Prangalardan kurtuldukça, yarım asırdır terörle mücadeleye harcanan kaynakları artık üretime aktardıkça, bu ülkenin gerçek potansiyeline ulaşacağına inanıyorum” dedi.
Kopuz, tarımın bu süreçteki stratejik önemine de dikkat çekerek, “Savunma sanayisi yerlileşmiş, enerji ve insan kaynağı yeterli, hanehalkını ve ordusunu besleyebilen bir ülkede, şer odaklarının barınabilmesi mümkün değildir. Bu yüzden tarımsal üretim ve gıda, bir milli güvenlik meselesidir” şeklinde konuştu.
“Yapısal önlemler desteklenmeli”
Sürdürülebilir ve tarımsal ihracata dayalı bir büyüme modelinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kopuz, “Lisanslı depoculuk, modern sulama teknolojileri, kooperatifleşme ve sözleşmeli üretim gibi yapısal önlemler desteklenmelidir. Tarım sayım seferberliği, veri temelli bir yol haritası oluşturması açısından kıymetlidir” dedi.
Serbest ticaret açısından bölgesel iş birliklerinin önemine işaret eden Kopuz, depolama ve lojistik merkezlerinin kurulmasının piyasa kırılganlıklarını azaltacağını belirtti. “Bu ayın başında Azerbaycan’da gerçekleştirilen Ekonomik İş Birliği zirvesinde, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Türk iş dünyası adına refakat ettik” diyen Kopuz, Azerbaycan, Pakistan, Kazakistan ve İran gibi ülkelerle geliştirilen bölgesel ilişkilerin önemini vurguladı.
TOBB Nefes Kredisine yoğun ilgi
Toplantıda, KOBİ’lere yönelik finansman imkanlarına da değinen Kopuz, TOBB Nefes Kredisi’ne gösterilen ilgiyi şöyle özetledi:
“Geçtiğimiz haftalarda devreye alınan KGF destekli TOBB Nefes Kredisine gelen yüksek talep, bu durumun bunu ispatlamıştır. Nitekim, 15 Temmuz itibarıyla 11 bin 900 firma, toplamda 16,2 milyar TL tutarında kredi kullandı. Gelen yüksek talep neticesinde TOBB, limitin artırılması talebini ilgili bakanlığa iletti. Bu yüzden, geçtiğimiz hafta başlayan KGF destekli TOBB Nefes Kredisi gibi iyi uygulamaların örnek teşkil edeceğini düşünüyorum. Çünkü biliyoruz ki üretim çarkı dönerse Türkiye kazanır. Çünkü biliyoruz ki KOBİ güçlü oldukça, istihdam da, büyüme de, ihracat da sürdürülebilir olur.”























