1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Birlik ve Dayanışma Sendikası’ndan e-Sevk Uygulamasına Eleştiri

Birlik ve Dayanışma Sendikası’ndan e-Sevk Uygulamasına Eleştiri

featured

Sağlık Bakanlığı’nın Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ndeki (MHRS) tıkanıklığa çözüm olarak sunduğu “e-Sevk” uygulaması, sağlık alanında faaliyet gösteren sendikalar tarafından sorgulanmaya devam ediyor. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, kamuoyuyla paylaştığı yazılı açıklamayla uygulamaya yönelik çeşitli soru ve değerlendirmelerini sıraladı.

Bakanlık tarafından duyurulan “Randevu olmasa da bakılacaksınız” mesajının mevcut sağlık altyapısıyla örtüşüp örtüşmediğine dikkat çeken Mehlepçi, uzman hekim sayısında artış yapılmadığını, yeni poliklinik açılmadığını ve muayene sürelerinde herhangi bir iyileştirme gerçekleştirilmediğini öne sürdü. Bu koşullar altında randevusuz hastaların hastanelere yönlendirilmesinin mevcut sorunu çözmek bir yana, farklı bir alana taşıyacağını savunan Mehlepçi, “MHRS ekranındaki kuyruk hastane koridorlarına taşınmaktadır” dedi.

Sevk Yetkisi Tartışması 

Açıklamanın dikkat çeken bölümlerinden birini sevk yetkisinin kullanımına ilişkin değerlendirmeler oluşturdu. Mehlepçi, aile hekimlerinin yalnızca tıbbi gereklilik tespit ettikleri durumlarda sevk kararı verebileceğini hatırlatarak, “Sevk, vatandaşın talebiyle verilen bir işlem değildir. Hangi hastanın hangi branşa yönlendirileceğine tıp bilimi, klinik gereklilik ve hekimin mesleki değerlendirmesi karar verir” diye konuştu.

Mehlepçi, bu çerçevede e-Sevk uygulamasının aile hekimlerini vatandaşın beklentileri ile mesleki zorunluluklar arasında zor bir konuma düşürebileceğini ve sağlıkta şiddet riskini artırabileceğini ileri sürdü.

Sendika Genel Başkanı, Sağlık Bakanlığı’ndan yanıt beklediklerini belirttiği çeşitli sorular da sıraladı. Sevki tıbben uygun bulmayan aile hekimlerinin baskı ve şiddet karşısında nasıl korunacağını, randevusuz hastaların hangi uzman hekimler tarafından ve ne kapasiteyle değerlendirileceğini soran Mehlepçi, acil servislere yılda 100 milyonu aşkın başvurunun da bu bağlamda ele alınması gerektiğini vurguladı. Acil servislerdeki yoğunluğun bir başarı göstergesi olarak değil, sistemdeki yapısal sorunların yansıması olarak okunması gerektiğini savunan Mehlepçi, “Vatandaşa söz verip hekimi hedef tahtasına koymayın. Sağlık sistemindeki yapısal sorunların bedeli hekimlere ve sağlık çalışanlarına ödetilemez.” ifadelerini kullandı.

Mehlepçi, sağlık sistemindeki temel sorunların sevk mekanizmasında yapılacak düzenlemelerle değil, yapısal adımlarla giderilebileceğini savundu. Kamudan ayrılan sağlık çalışanlarının yerine yeterli istihdam sağlanması, performans sisteminin yeniden değerlendirilmesi ve muayene sürelerinin uzatılması gerektiğini ifade eden Mehlepçi, sağlık hizmetlerinin planlanmasında bilimsel verilerin ve ortak aklın esas alınması çağrısında bulundu.

ANKARA (İGFA)

Birlik ve Dayanışma Sendikası’ndan e-Sevk Uygulamasına Eleştiri