1. Haberler
  2. İzmir
  3. İzmir’de Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı Düzenlendi

İzmir’de Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı Düzenlendi

featured

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ortaklığında, kıyı bölgelerinin sorunlarını değerlendirmek ve ortak politikalar oluşturmak amacıyla “Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde yapılan ve “Daha İyi Bir Gelecek Yerelden Gelecek” sloganıyla düzenlenen toplantının nihai hedefinin bir “Kıyı Kentleri Politika Belgesi” hazırlamak olduğu belirtildi.

Çalıştaya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, TBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler’in yanı sıra yerel yönetim, akademi ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

İzmir’de Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı Düzenlendi 1

“İmar süreçlerinde büyük hassasiyet göstermeye devam ediyoruz”

Toplantının açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Türkiye’deki kıyı şeridi uzunluklarına ve küresel ısınma tehdidine dikkat çekti. Yıldır, “Sadece İzmir’de 629 kilometrelik sahil uzunluğu var. Bu, bir lütuf ama her lütuf, aynı zamanda büyük bir sorumluluk demek. Akdeniz Havzası ve kıyılarımız, küresel ısınmadan en hızlı ve en çok etkilenecek bölgelerin başında geliyor. Deniz seviyesinde yükselme, kıyı erozyonu ve ani taşkınlar… İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kıyılarda rant baskısına karşı durmaya ve imar süreçlerinde büyük hassasiyet göstermeye devam ediyoruz” dedi.

Yerel yönetimlerin kıyı planlamasındaki rolüne değinen Yıldır, sözlerine şöyle devam etti:

“Kıyılar hakkında, devlet hüküm ve tasarruf sahibidir. Kıyılar; herkesin erişimine açık, toplumsal eşitliği ve sosyalleşmeyi sağlayan, nihayetinde korunması gereken mekânlar olarak görülmeli. Yerel yönetimlerin burada yapabilecekleri; kıyı erişimini kolaylaştırmak, yaya ve bisiklet bağlantılarını sağlamak, kaçak yapılaşmaya engel olmak, engellilerin yaşamını gözetmek, kıyı ekosistemini korumak, kültürel etkinliği organize etmek. Bugün şehircilik anlayışında kamusal kullanımla ekonomik faaliyetler arasındaki denge nasıl oluşturulacak, şehir plancılarının en çok bunun üzerine kafa yorması gerek. Doğaya ve dünyaya bakışımızı değiştirmemiz şart. Burada bize çok fazla görev düşüyor.”

İzmir’de Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı Düzenlendi 2

Bölgesel Toplantılar Politika Belgesine Dönüşecek

TBB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan ise kıyı yönetiminin çok boyutlu bir mesele haline geldiğini belirterek, “Kıyı kentleri; ekonomik yaşamın, turizmin, ulaşımın, kültürel etkileşimin ve kamusal yaşamın yoğunlaştığı çok özel alanlar. Limandan turizme; sanayiden lojistiğe kadar pek çok faaliyetin iç içe geçtiği bölgeler olarak stratejik bir önemi var ama bu yoğun kullanım kıyılar üzerindeki çevresel baskıyı artırırken, yönetim süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor. Artık kıyı kentlerini yalnızca doğal güzellikleriyle değil iklim krizine karşı kırılganlıklarıyla da konuşuyoruz. Deniz seviyesindeki yükselme, kıyı erozyonu, deniz kirliliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve aşırı hava olayları, yerel yönetimlerin doğrudan gündeminde yer almak zorunda kalıyor. Buna hızlı kentleşme, turizm baskısı, kamusal alan ihtiyacı da eklendiğinde kıyı yönetimi çok boyutlu bir mesele haline geliyor. Kıyılar kentlerin nefes aldığı, kentle deniz arası ilişkinin kurulduğu en önemli kamusal yaşam alanladır. Bu nedenle kıyıları koruma meselesini yalnızca çevresel bir sorun olarak ele almıyoruz; kent hakkı, kamusal erişim, yaşam kalitesi ve toplumsal sorumluluk açısından da değerlendirmek durumundayız” şeklinde konuştu.

Mersin’de başlayan bölgesel çalıştayların İzmir’de devam ettiğini ve sürecin Türkiye Belediyeler Birliği tarafından bir politika belgesi haline getirileceğini aktaran Arslan, şunları söyledi:

“Bölgesel toplantıları sürdürmeyi hedefliyoruz. İki hafta sonra Trabzon’da toplantı yapacağız. Oraya çıkan birikim, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından hazırlanacak Kıyı Kentleri Politika Belgesi’ne katkı sunacak. Kıyılar yalnızca belediyelerin değil kent yaşamının, ekolojik dengenin ve gelecek kuşakların ortak meselesi. Kıyıları korumak yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil gelecek kuşakların yaşam hakkını da gözetmektir. Bu nedenle yerel yönetimlerin deneyimi, ortak aklı ve dayanılması kıyı kentlerinin geleceği açısından her zamankinden daha önem taşıyor.”

“Kıyılar Demokrasi ve Kent Hakkı Meselesidir”

Çalıştayda kıyı mühendisi ve İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler de bir sunum gerçekleştirdi. Güler, kıyıların kullanım hakkı üzerine yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kaydetti:

“Kıyılar yalnızca çevresel değil artık ekonomik, siyasal ve toplumsal mücadele alanı haline gelmiştir. Kıyılar toplumların dünyaya açılan yüzüdür ama bugün bu alanlar ciddi baskı altında. Artık şu temel soruyu sormak gerek; kıyılar ne için var ve kimin için var? Yalnızca yatırım projeleri, yüksek gelir grubuna hizmet eden alanlar için mi yoksa toplumun ortak kullanımı için mi? Bunun cevabını net olarak vermemiz gerekiyor. Şunu bilmemiz lazım; kıyılar toplumundur, kıyılar kamusaldır, kıyılar gelecek kuşakların ortak mirasıdır. Sahiller giderek yüksek duvarların, özel işletmelerin ve erişimi kısıtlayan yapıların arasında sıkışıyor. O nedenle kıyı meselesi yalnızca teknik planlama konusu olmaktan çıkıyor. Bu mesele aynı zamanda kamusal bir hak meselesi, bir kent hakkı meselesi, bir demokrasi meselesi haline dönüşüyor.”

Güler, İzmir Körfezi’ndeki ekolojik duruma ve çözüm önerilerine de değinerek şunları söyledi:

“İzmir Körfezi de ciddi bir ekolojik baskı altındadır. Zaman zaman yaşanan alg patlamaları, kötü koku gibi sorunlar halk sağlığını, ekonomik yaşamı, kamusal hayatı ve mekân-yaşam kalitesini de doğrudan etkilemektedir. Ancak körfezler kendi kendine bozulan alanlar değildir. Bilimsel veriye dayalı, uzun vadeli kamucu politikalarla yeniden iyileşme kapasitesine sahip ekosistemlerdir. İzmir’de yürütülen arıtma altyapısı yatırımları, su kalitesi izleme çalışmaları ve üniversitelerle geliştirilen ortak çalışmalar bunun mümkün olduğunu göstermektedir. Ancak burada havza yönetimi öne çıkmaktadır. Körfez tek başına değil çevresindeki alanların kullanımının etkisiyle kirleniyor. Kıyılar ancak bilimsel, demokratik, kamusal yararı esas alan bir anlayışla korunabilir.”

Konuşmaların ardından program kapsamında çeşitli teknik sunumlar yapıldı. “İzmir İli Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetim ve Planlama Projesi 2012” ve “Belediyelerin Kıyı Alanlarına Yönelik Yetki ve Sorumlulukları, Yasal Kurumsal Yapı” başlıklarında bilgilendirmeler yapıldı. Ayrıca İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, “Kamusal Altyapılar Olarak Kıyılar: Mekânsal Dinamikler, Kamusal Kullanım ve Gelecek Perspektifleri” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Çalıştayın ilerleyen bölümlerinde ise “Kamusal Kullanım”, “Ekoloji ve Dayanıklılık”, “Planlama ve Yönetişim” ile “Mavi Ekonomi” temalarında eş zamanlı atölye çalışmaları yürütüldü.

İzmir’de Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı Düzenlendi