1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Yalnız yaşamak salgın haline geldi! Aile zayıflıyor, yalnızlık güç kazanıyor! 

Yalnız yaşamak salgın haline geldi! Aile zayıflıyor, yalnızlık güç kazanıyor! 

featured
service

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, yalnız yaşayan bireylerin sayısındaki artış konusunu ele aldı.

Prof. Dr. Erdoğan, “Son yıllarda dünyanın en büyük salgını yalnız yaşamak. Küresel ölçekte bireyler kitleler halinde yalnız yaşıyorlar.” ifadesini kullanarak, yalnız yaşamanın artık sadece yaşlılığa bağlı olmadığını, genç ve orta yaşlı bireyler arasında da yaygınlaştığını belirtti. Bu durumu toplumsal, ekonomik, teknolojik ve psikolojik bir dizi faktörün birleşimi olarak değerlendirdi.

Yalnız yaşayan bireylerin geniş bir demografik çeşitlilik sergilediğine dikkat çeken Erdoğan, “Genç profesyonellerden emekliye ayrılmış yaşlılara kadar farklı yaş grupları bu yaşam tarzını benimsemekte ya da mecbur kalmakta. Ayrıca, yalnız yaşayanlar arasında bekarlar, boşanmış veya dul bireyler gibi çeşitli medeni durumlar da görülüyor.” dedi.

Aile zayıflarken yalnızlık güç kazanıyor

Yalnız yaşama eğiliminin toplumsal ve ekonomik değişimlerle büyük ölçüde tetiklendiğini ifade eden Prof. Dr. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Günümüz kapitalist toplumunda bireyler kariyer odaklı yaşamları tercih ediyor. Geleneksel aile yapısının önemi her geçen gün azalırken kişisel özgürlükler öncelik kazanıyor. Erkekler aile sorumluluğunun tümünü sırtlanmak istemiyor. Kadınlar ise ekonomik bağımsızlıklarına kavuşmanın verdiği özgüvenle bu yaşam tarzını benimsemiyor. Ayrıca eğitim seviyesinin yükselişi bireyleri hem fikri hem de finansal olarak donatıyor. Daha yüksek eğitim seviyeleri genellikle daha yüksek gelire kavuşmaya imkan tanıyor. Bu da bireylerin kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlıyor. Ayrıca, eğitimli bireyler evlenme ve aile kurma baskısına karşı daha fazla direnç gösterme olanağına sahipler. Buna karşın hayatın nimetlerinden daha fazla faydalanmak istiyorlar. Bu da onları tüketim toplumunun ideal özneleri yapıyor.”

Pandemi teknoloji bağımlılığını artırdı

COVID-19 pandemisinin yalnız yaşayan bireyler üzerindeki etkilerine değinen Prof. Dr. Erdoğan, “Karantina ve sosyal izolasyon hem yalnızlığın hem de bağımsız yaşamın zorluklarını ve önemini ortaya çıkardı. Pandemi birçok kişinin sosyal destek ağlarının kıymetini daha fazla anlamasına neden oldu. Ancak pandemi aynı zamanda maalesef dijital iletişim araçlarına daha fazla bağımlı hale gelmemize de neden oldu.” dedi.

Yalnızlık bir halk sağlığı sorunu

Sosyal etkileşimlerin azlığının birçok hastalığa neden olduğunu belirten Prof. Dr. Erdoğan, “Yalnızlığın etkileri genellikle göz ardı edilen ancak ciddi sağlık riskleri barındıran bir sorun. Araştırmalar, sosyal izolasyonun ve yalnızlığın, günde 15 sigara içmek kadar zararlı hatta bu alışkanlıktan daha ölümcül olabileceğini ortaya koyuyor. Yalnız bireyler felç, demans ve depresyon gibi sağlık sorunlarıyla daha çok karşılaşıyor.” dedi.

Yalnızlık aşırı kilolu olmaktan daha ölümcül

Araştırmalara göre, yalnız yaşayan bireylerin zihinsel ve kronik hastalıklara daha fazla maruz kalma riskinde olduklarını belirten Prof. Dr. Erdoğan, “Toplumsal ilişkilerden izole bir şekilde yaşayanlar felç, anksiyete, demans ve depresyon gibi sağlık sorunlarıyla daha yüksek oranda karşılaşıyorlar. Bu tür bulgular yalnızlığın toplum sağlığı açısından önemli bir sorun olduğunu gösteriyor. Bu nedenle bireylerin sağlıklı yaşam süreçlerini desteklemek için sosyal bağların güçlendirilmesi hayati bir öneme sahip.” dedi.

Hiçbir zoom bağlantısı gerçek bir karşılaşmanın yerine tutamaz

Teknolojinin yalnız yaşayanların karşılaştığı zorluklarla başa çıkmada önemli bir rol oynadığını da belirten Prof. Dr. Erdoğan, “Günümüzde yaygınlık kazanan sosyal medya platformları, video konferans uygulamaları ve çevrimiçi topluluklar insanların dünyanın dört bir yanındaki arkadaşları ve aileleriyle bağlantı kurmasını sağlayarak yalnızlık hissini kısmi olarak azaltabilir. Ancak sosyal bir varlık olarak gerçek hayattaki ilişkilerle doyum sağlıyoruz. Duruşumuz, dokunuşumuz, kokumuz ve farkına varmadan yaydığımız ve aldığımız onlarca sinyal ve izlenimle gerçek hayatın ve ilişkilerin doyumuna varıyoruz. Hiçbir zoom bağlantısı gerçek bir karşılaşmanın yerine tutamaz.” ifadelerini kullandı.

Yalnız yaşamak salgın haline geldi! Aile zayıflıyor, yalnızlık güç kazanıyor!