DOLAR 18,4820 0.01%
EURO 17,7922 0.28%
ALTIN 970,740,82
BITCOIN 3732345,87%
Ankara
22°

KAPALI

16:22

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Gün geçtikçe halk eriyor

Gün geçtikçe halk eriyor

ABONE OL
Nisan 8, 2022 10:02
Gün geçtikçe halk eriyor
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ocak ayı itibariyle yapılan zam sonrasında asgari ücret 4 bin 250 TL olarak açıklanmıştı. Oransal olarak baktığımızda ise %50,54 oranında gerçekleşen zam kısa süreli de olsa birçok insanı memnun etti.

Gerçekleşen zammın az olduğunu düşünenler oldu ancak ne de olsa vatandaş enflasyona yenik düşmeyecekti. Oysa kim bilebilirdi ki, beş ay içerisinde iğneden ipliğe her şeye üç katına varan bir enflasyonun yaşanacağını… İnsanların akaryakıt, yağ, şeker, ucuz et kuyruğuna gireceğini…

Asgari ücrete sevinenlerin, sevinçleri kısa sürdü. Doğalgaz ve elektrik faturalarındaki artış ile de alınan maaşlar erimeye devam etti.

Doğalgaz ve Elektirik faturalarına böyle zam geleceğini nerden bilsin benim halkım. Bu zamma sevinen dostlarım şimdi sevinebiliyor musunuz ? Üzülüyorsunuz biliyorum.
TÜİK geçen sene Mayıs ayında yıllık enflasyon oranını %16.59 olarak açıklamıştı bu sene yıllık enflasyon oranı %61.1 olarak açıklandı. Yaklaşık 3-3,5 katı artış olmuş yani kaşıkla verilen maalesef kepçelerle alındı. Bu da demek oluyor ki eriyen paranın yanı sıra, halkımız da eriyor alım gücü git gide zorlaşıyor.

Tabii bu oran TÜİK’in açıkladığı oran gerçek enflasyon ise %150 dayandı fakat buna halkın dayanacak gücü kalmadı. Geçen yıl 50 kilogramlık toz şeker 200 TL den satılırken şimdi ise 455 TL ye satılıyor. Marketlerde özelleştirilmiş şeker fabrikalarının ürettiği şekerin kilosu 10 TL’yi geçti. Geçen sene 85-90 TL olan ayçiçek yağı 200 TL’ye dayandı.
2021 Eylül ayında 7 TL olan domatesin kilogramı 2022 Nisan ayında 20 TL’ye dayandı. Geçtiğimiz günlerde bir pazarcı ağabeyim tezgahını açmış yem yeşil biberlerini dizmiş üstüne tatlı biber 80 TL yazmış, biberin tatlılığı önemli değil artık vatandaş için, fiyatın acılığı parçalıyor içini.

İnsanların zamanında parası varmış o sıralar kıtlık olduğundan ürün yokmuş onun için sabah saatlerinden kuyruğa girerlermiş, şimdi ise tam tersi dünya da yok yok Avrupalılar üretiyor bizde ülkemize ithal ediyoruz. Halkımız, ürün yokluğundan değil bu kez de parasızlıktan giriyor kuyruklara. Kuyruklardan, fahiş fiyatlardan ve halkı enflasyona ezdirmemek için çözüm belli; ÜRETİM, onun için motorin ve benzinde derhal indirime gidilmesi lazım, gidilsin ki çiftçimiz ekebilsin.

Tohumlarda dudak uçuklatan fiyatlarla nasıl üretecek çiftçilerimiz? Onun için tarım için gerekli olan her şey de indirim gerekiyor ki çiftçi üretsin, üretsin ki kendi ektiğini satsın. Hallerden sebze-meyve aramasın. Hem o uygun fiyata satsın hem halk uygun fiyata alsın, satanda memnun alanda memnun olsun.

Gündemimiz gıda ancak sanayi de fiyat dengesizliklerinden nasibini aldı. Kur korumalı mevduat gibi yeni bir icat ile hazineye getirilen yük, kısa süreli bir çözüm olarak uygulamaya konuldu. Ne kadar sürdürülebilir, bunu da zaman gösterecek. Üretimi ithalata dayalı ülkemizde sanayicide üretmekte zorlanır hale geldi. Kızılay Başkanı ise üretimi ayağa kaldıracak yeni bir proje açıkladı; “Zekatlar vergiden düşecek, zor durumdaki üretici zekatla ayağa kalkacak.”

Bu açıklama, hem çaresizliğin ulaştığı boyutu hem de çözüm önerilerinin ne kadar niteliksiz olduğunu bizlere göstermesi açısından oldukça kıymetli. ‘Gözlerimdeki ışıltıyı görüyor musunuz?’, ‘Boşverin bürokrasiyi’ gibi sözde atılımlar ekonomiyi canlandıracak!

Artık bu cennet vatanın her kesiminin gülmesi, bir kesimin refah içinde değil 84 milyonun refah içinde yaşaması lazım. Devlet planla, liyakatla, ciddiyetle yönetilmeli… İnanıyoruz yaşayacağız, mücadelemiz bunun için. Gelmekte olan geldiğin de her şey çok güzel olacak.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.